Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Spinal Apse Cerrahileri Nedir? Acil Müdahale ve Ameliyat Sonrası Takip

Spinal apse, omurga kanalının içinde, omuriliği ve sinir köklerini çevreleyen zarların arasında veya omurganın arkasındaki derin dokularda irin (püy) birikmesiyle karakterize, nadir görülen ancak son derece tehlikeli ve acil bir enfeksiyon tablosudur. Genellikle epidural mesafede yerleşen bu duruma tıpta “Spinal Epidural Apse” (SEA) adı verilir. Omurga kanalı kemik yapılarla çevrili, esneme payı olmayan dar bir alan olduğundan, bu bölgede biriken apse hızla büyüyerek omurilik dokusuna doğrudan mekanik baskı uygular. Bu baskı sadece sinirleri ezmekle kalmaz; aynı zamanda omuriliği besleyen kılcal damarların tıkanmasına (iskemi) yol açarak saatler içinde kalıcı felç tablolarına zemin hazırlayabilir. Bu nedenle spinal apse, beyin ve sinir cerrahisi pratiğinde dakikaların dahi büyük önem taşıdığı en mutlak cerrahi acillerden biridir. Doç. Dr. Miktat Kaya, İstanbul Şişli’deki muayenehanesinde ve tam teşekküllü anlaşmalı hastanelerinde, omurga enfeksiyonu ve apse basısı olan hastaların nörolojik durumlarını hızla stabilize etmekte ve mikroskobik drenaj yöntemleriyle sinir dokularını kalıcı hasarlardan korumaktadır.

Spinal Apse Neden Oluşur ve Risk Faktörleri Nelerdir?

Omurga kanalında apse gelişimi genellikle vücudun başka bir yerindeki enfeksiyon odağının kan yoluyla omurga bölgesine taşınması (patojenlerin ekilmesi) veya komşuluk yoluyla yayılması neticesinde oluşur. En yaygın nedenler şunlardır:

  • Sistemik Enfeksiyonların Kan Yoluyla Yayılması: Akciğer enfeksiyonları (zatürre), idrar yolu enfeksiyonları, derin cilt çıbanları veya diş apselerine yol açan bakteriler (en sık Staphylococcus aureus) kan akımı yoluyla omurga epidural mesafesine yerleşebilir.
  • Girişimsel Tıbbi İşlemler: Steril olmayan koşullarda yapılan omurga enjeksiyonları, epidural anestezi uygulamaları, bel ağrısı için yapılan blokajlar veya geçirilmiş açık omurga ameliyatları sonrasında nadiren de olsa lokal enfeksiyon gelişerek apseye dönüşebilir.
  • Bağışıklık Sisteminin Baskılanması: Kontrolsüz şeker hastalığı (diyabet), kronik böbrek yetmezliği, kanser tedavisi (kemoterapi) görenler, uzun süreli kortizon kullananlar veya alkol/madde bağımlılığı olan kişilerde bağışıklık zayıf olduğu için bakteriler omurga kanalında hızla üreyip apse oluşturur.
  • Omurga Kemik Enfeksiyonları: Disk mesafesinin enfeksiyonu (diskit) veya omurga kemiğinin iltihaplanması (osteomiyelit), zamanla kemik sınırlarını aşarak epidural mesafeye sızar ve burada organize bir apse odağı meydana getirir.

Spinal Apse Belirtileri: Klasik Klinik Üçleme

Spinal apsenin klinik seyri başlangıçta sinsi olabilir ancak apse büyüdükçe belirtiler hızla şiddetlenir. Literatürde “klasik üçleme” olarak bilinen şu bulgular tanıda çok uyarıcıdır:

Şiddetli ve Geçmeyen Lokal Omurga Ağrısı

Hastalığın en erken ve en tutarlı belirtisidir. Apse hangi omurga seviyesindeyse (boyun, sırt veya bel) o bölgede bıçak saplanır tarzda, çok şiddetli bir ağrı başlar. Bu ağrı istirahatle, ağrı kesicilerle veya pozisyon değiştirmekle kesinlikle hafiflemez. Omurganın üzerine elle basıldığında (perküzyon hassasiyeti) hasta yerinden sıçrayacak kadar şiddetli bir acı hisseder.

Yüksek Ateş ve Toksik Tablo

Vücuttaki aktif ve pürülan (irinli) enfeksiyona bağlı olarak hastalarda ani yükselen ateş, titreme, gece terlemeleri, halsizlik ve iştahsızlık gibi sistemik enfeksiyon bulguları tabloya eşlik eder.

Hızla İlerleyen Nörolojik Kayıplar ve Felç Riski

Apse kitlesi omuriliği sıkıştırmaya başladığında, bası seviyesinin altındaki vücut bölgelerinde belirtiler başlar. Bacaklarda veya kollarda ani başlayan uyuşma, karıncalanma, yürüme dengesizliği ve sonrasında hızla gelişen güç kayıpları görülür. Eğer müdahale edilmezse süreç, idrar ve gaita kaçırma (inkontinans) ile bacakların tamamen hareketsiz kalması (parapleji/felç) ile sonuçlanır.

Teşhis Protokolü ve Zamanla Yarış

Spinal apse şüphesi olan bir hastada tanı ünitelerinin çok hızlı hareket ettirilmesi gerekir. Doç. Dr. Miktat Kaya, Şişli’deki muayenehane koordinasyonunda teşhis sürecini şu adımlarla yönetir:

  1. Kontrastlı (İlaçlı) Omurga MRG: Spinal apsenin yerini, boyutunu, omuriliğe yaptığı basının derecesini ve apsenin çevre dokularla olan ilişkisini gösteren altın standart görüntüleme yöntemidir. İlaçlı (gadolinyumlu) çekim sayesinde apsenin çeperi net olarak boyanır ve tümör veya fıtık gibi diğer kitlelerden ayırt edilir.
  2. Laboratuvar Tetkikleri: Kanda enfeksiyon parametrelerinin (WBC – Beyaz küre, CRP ve Sedimantasyon) aşırı yüksek olması tanıyı güçlü şekilde destekler. Ameliyat öncesinde mutlaka kan kültürleri alınarak üreyen bakterinin türü belirlenmeye çalışılır.

Spinal Apse Cerrahisi: Mikroskobik Drenaj ve Dekompresyon

Çok nadiren, hastada hiçbir nörolojik kayıp yoksa ve apse hacmi çok küçükse, sadece damardan çok yoğun antibiyotik tedavisiyle yakın takip denenebilir. Ancak belirgin omurilik basısı olan, bacaklarında güç kaybı başlayan veya genel durumu enfeksiyondan ötürü bozulan hastalarda acil **Cerrahi Gevşetme ve Apse Tahliyesi** zorunludur.

Mikrocerrahi Operasyonun Aşamaları ve Teknik Üstünlükleri

Doç. Dr. Miktat Kaya tarafından genel anestezi altında, tam teşekküllü ameliyathane şartlarında gerçekleştirilen operasyon, enfeksiyonun kontrol altına alınması ve sinirlerin kurtarılması adına şu aşamalarla yürütülür:

  • Mikroskobik Dekompresyon (Laminektomi): Apsenin bulunduğu omurga seviyesine arkadan yaklaşılır. Sinir dokularına ulaşmak ve baskıyı hafifletmek için omurganın arka kemik çatısının bir kısmı (lamina) mikro-tur motorları yardımıyla titizlikle alınır.
  • Apsenin Mikroskobik Tahliyesi ve Yıkanması: Cerrahi mikroskop altında omurilik zarı (dura) ile kemik arasındaki epidural mesafeye ulaşılarak biriken irin odağı tamamen aspire edilir (boşaltılır). Apsenin çevre dokulara yaptığı yapışıklıklar mikro-aletlerle temizlenir. Alan, bakteriyel yükü azaltmak için litrelerce antiseptik ve antibiyotikli özel solüsyonlarla yıkanır (lavaj).
  • Kültür Örneği Alımı ve Dren Yerleşimi: Boşaltılan irinden ameliyat esnasında hemen mikrobiyolojik kültür örnekleri alınır. Bu sayede enfeksiyona neden olan tam bakteri türü saptanarak hedefe yönelik antibiyotik seçimi yapılır. Ameliyat sahasında yeni sıvı birikmesini önlemek için bölgeye geçici bir dren sistemi yerleştirilir.

Ameliyat Sonrası Yoğun Bakım, Antibiyotik Tedavisi ve İyileşme

Spinal apse cerrahisi, sadece ameliyathanede biten bir süreç değildir; operasyon sonrası dönem en az cerrahinin kendisi kadar hayati bir öneme sahiptir.

  • Uzun Süreli Damardan Antibiyotik Protokolü: Ameliyattan hemen sonra, alınan kültür sonuçlarına göre Enfeksiyon Hastalıkları uzmanı ile koordineli olarak hastaya damardan (IV) yüksek dozda antibiyotik tedavisi başlanır. Bu tedavi genellikle hastanede veya evde damar yolu açık tutularak en az 4-6 hafta boyunca kesintisiz sürdürülür.
  • Nörolojik İyileşme ve Şişli Takip Süreci: Ameliyattan hemen sonra omurilik üzerindeki mekanik baskı ortadan kalktığı için bacaklardaki ağrı ve uyuşukluk hızla gerilemeye başlar. Güç kayıplarının (felç belirtilerinin) ne oranda geri döneceği, ameliyata ne kadar erken girildiği ile doğrudan ilişkilidir. Cilt dikişleri operasyonun 14. gününde Şişli’deki muayenehanemizde kontrol edilerek alınır. Kan tahlilleriyle CRP ve sedimantasyon değerleri sıfırlanana kadar hasta çok yakın takipte tutulur.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. Spinal apse ameliyatı gecikirse ne gibi sonuçlar doğar?

Spinal apse cerrahisinde gecikme, omurilik dokusunun beslenmesinin kalıcı olarak bozulmasına (infarkt) yol açar. Güç kaybı başladıktan sonraki ilk 24-48 saat içinde ameliyat edilmeyen hastalarda bacaklardaki felç durumu, idrar ve gaita kaçırma şikayetleri kalıcı hale gelebilir. Bu nedenle belirtiler fark edilir edilmez acil cerrahi drenaj yapılmalıdır.

2. Ameliyattan sonra enfeksiyonun vücuda veya beyne yayılma riski var mıdır?

Cerrahi sırasında mikroskop altında çalışılması ve alanın çok yüksek hacimli antibiyotikli sıvılarla yıkanması enfeksiyonun yukarıya, yani beyin omurilik sıvısına (menenjit) yayılma riskini minimuma indirir. Ameliyat sonrası başlanan güçlü sistemik antibiyotikler de bu yayılımı tamamen engeller.

3. Ameliyatta omurgaya platin (vida) takılması gerekir mi?

Rutin spinal apse boşaltma ameliyatlarında omurganın kemik yapısına zarar verilmediği için vida veya platin takılmasına gerek yoktur. Ancak apse, omurga kemiğini çok fazla eritmiş ve omurga diziliminde bir çökmeye (instabiliteye) yol açmışsa, enfeksiyon temizlendikten sonra omurgayı desteklemek amacıyla platin koyulması gerekebilir.

4. İl dışından veya yurt dışından acil başvuran hastalar için süreç nasıl işler?

Spinal apse şüphesi veya tanısı olan şehir dışı hastalarımızın MR görüntüleri ve kan tahlilleri dijital ortamdan acil koduyla Doç. Dr. Miktat Kaya’ya ulaştırılmalıdır. Nörolojik risk nedeniyle hastanın donanımlı bir ambulansla İstanbul Şişli’deki merkezimize nakli organize edilir, hastaneye giriş yaptığı an acil ameliyat hazırlıkları tamamlanarak operasyona alınır. Detaylı bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

5. Ameliyat sonrası dönemde fizik tedaviye ne zaman başlanmalıdır?

Enfeksiyon parametreleri (CRP) düşmeye başladığı ve hastanın genel klinik durumu stabilize olduğu andan itibaren (genellikle ameliyattan sonraki ilk hafta içinde) yatak içi pasif egzersizlerle fizik tedaviye başlanır. Hasta ayağa kalkabilir duruma geldiğinde ise bacak kaslarını güçlendirici aktif nörolojik rehabilitasyon programına hızla geçilir.

Bu içerik, kullanıcıları bilgilendirme amacıyla Doç. Dr. Miktat Kaya tarafından tıbbi yönden incelenerek onaylanmıştır. Sitedeki bilgiler hekim muayenesi ve tanı sürecinin yerine geçemez.

Call Now Button