Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Torakal Spinal Stenoz Cerrahisi (Sırt Omurga Kanal Daralması) Nedir? Belirtileri ve Ameliyat Yöntemleri

Omurga kanal daralması denildiğinde akla ilk olarak bel ve boyun bölgeleri gelse de sırt omurgasını oluşturan 12 adet torakal omur kemiğinin içinden geçen kanalın daralması, nörolojik sonuçları açısından çok daha tehlikeli tablolara yol açabilir. Torakal Spinal Stenoz, sırt bölgesindeki omurilik kanalının kemik üremeleri, bağ dokusu kalınlaşmaları veya kireçlenmeler nedeniyle daralarak içinden geçen ana omurilik dokusunu mengene gibi sıkıştırması durumudur. Torakal bölgedeki omurilik kanalı, boyun ve bel bölgelerine kıyasla yapısal olarak zaten oldukça dardır ve bu alandaki omuriliğin kan dolaşımı son derece hassas, kritik sınır seviyelerindedir. Bu nedenle sırt omurga kanalındaki en küçük bir daralma ve omurilik basısı, kalıcı yürüme kayıplarına ve felç riskine (parapleji) zemin hazırlar. Doç. Dr. Miktat Kaya, İstanbul Şişli’deki muayenehanesinde torakal spinal stenoz hastalarının milimetrik radyolojik analizlerini gerçekleştirmekte, omuriliği kalıcı hasardan kurtaran en güvenli ve ileri mikro-dekompresyon ile enstrümantasyon (platin) cerrahilerini başarıyla yönetmektedir.

Torakal Spinal Stenoz (Sırt Kanal Daralması) Neden Oluşur?

Sırt omurgasında kanal daralmasının gelişimi genellikle sinsi ve çok uzun yıllara yayılan kronik bir süreçtir. Bu darlığa yol açan temel yapısal ve dejeneratif faktörler şunlardır:

  • Ligamentum Flavum Hipertrofisi ve Ossifikasyonu (OLF): Sırt kanal daralmalarının en spesifik ve en sık görülen nedenidir. Omurga kemiklerini içeriden birbirine bağlayan sarı bağ dokusunun (ligamentum flavum) zamanla kalınlaşması (hipertrofi) ve ardından kemikleşerek (ossifikasyon) taş gibi sertleşmesi, omurilik kanalını arkadan tamamen kapatır.
  • Faset Eklem Kireçlenmeleri ve Mahmuzlar: Omurların arkasındaki yük taşıyan eklemlerin yaşlanmaya bağlı yıpranması sonucunda, kanalın içine doğru büyüyen kemik çıkıntıları (osteofitler) oluşur.
  • Arka Boyuna Bağ Kireçlenmesi (OPLL): Omur gövdelerinin hemen arkasında, kanalın ön duvarını oluşturan bağ dokusunun kemikleşmesi de kanalı bu kez ön taraftan daraltarak omuriliği sıkıştırır.
  • Yaşlanmaya Bağlı Dejeneratif Değişiklikler: Disklerin yüksekliğini kaybetmesiyle omurganın üst üste çökmesi ve kanal içindeki koruyucu alanın daralması.

Torakal Spinal Stenozun Belirtileri Nelerdir?

Sırt omurga kanalı daralmasının klinik bulguları doğrudan “Torakal Miyelopati” yani omuriliğin ezilmesine bağlı fonksiyon kayıplarıdır. Hastalık genellikle sinsi bir sırt ağrısıyla başlar ve zamanla aşağı doğru ilerler:

İlerleyen Yürüme Bozukluğu ve Bacaklarda Sertlik (Spasitite)

Hastaların en belirgin şikayeti yürürken bacaklarının sertleşmesi, adımların birbirine dolanması ve koordinasyon kaybıdır. Hasta yürürken sanki “robot gibi” ya da “yere yapışarak” yürüdüğünü ifade eder. Merdiven inip çıkmak, dengede durmak aşırı zorlaşır.

Nörojenik Klaudikasyon (Yürüme Mesafesinin Kısalması)

Bel dar kanalında olduğu gibi, sırt dar kanalında da hasta belirli bir mesafe yürüdükten sonra bacaklarında aşırı ağırlaşma, uyuşma ve halsizlik hisseder; durup dinlenme ihtiyacı duyar. Ancak sırt dar kanalında bu duruma bacak kaslarındaki refleks artışları ve sertlik de eşlik eder.

Gövdede ve Bacaklarda Karıncalanma, Uyuşma (Kuşak Hissi)

Sırt bölgesindeki basının seviyesine bağlı olarak (örneğin göbek deliği hizası veya meme çizgisi altı), vücutta ve her iki bacakta kalıcı uyuşma, keçeleşme, karıncalanma izlenir. Hastalar sıklıkla gövdelerinin alt kısmında bir “korse veya kuşak sıkıyormuş” hissi tanımlarlar.

İdrar-Gaita Kaçırma ve Otonom Kayıplar

Kanal daralması çok ileri seviyeye ulaştığında ve omurilik içindeki mesane kontrol lifleri ezildiğinde, hastada idrar kaçırma, idrarı tam boşaltamama, büyük abdest kontrol sorunları ve ani başlayan cinsel fonksiyon kayıpları gelişir. Bu bulgular acil cerrahi sınırıdır.

Teşhis Protokolleri ve Radyolojik Planlama

Torakal dar kanal teşhisi, belirtilerin bel fıtığı veya bel dar kanalı ile karıştırılması nedeniyle sıklıkla atlanabilir. Tam ve hatasız bir tanı için şu ileri tetkik kombinasyonları uygulanır. Doç. Dr. Miktat Kaya, Şişli’deki muayenehanesinde teşhis sürecini şu protokollerle yönetir:

  1. Tüm Omurga ve Torakal MR: Omurilik kanalının çapını, omuriliğin ne kadar yassılaştığını ve baskı altındaki sinir dokusunun içinde sıvı birikimi/hasar sinyali (miyelomalazi) oluşup oluşmadığını gösteren birincil tetkiktir.
  2. Yüksek Çözünürlüklü Bilgisayarlı Tomografi (BT): Sırt dar kanal cerrahisinde BT çekilmesi kesinlikle zorunludur. Kanala arkadan bası yapan sarı bağın (OLF) ne derece kemikleştiğini, taşlaşıp taşlaşmadığını ve ameliyatta kullanılacak mikro-tur motorlarının sınırlarını belirlemek için en net kemik görüntüsünü sunar.
  3. İleri Nöromonitörizasyon Testleri (MEP/SEP): Ameliyat öncesinde ve sırasında omurilikteki elektrik sinyallerinin hızını ölçerek fonksiyonel durumu belgeler.

Torakal Spinal Stenoz Cerrahisi ve Teknik Yaklaşımlar

Torakal spinal stenoz, mekanik ve kemiksel bir daralma olduğu için fizik tedavi veya ilaç tedavileri kanalı genişletemez. Muayenesinde yürüme güçlüğü, bacaklarda sertlik veya idrar kaçırma gibi miyelopati bulguları başlamış olan hastalarda tek kesin çözüm cerrahidir. Ameliyatın temel amacı, omuriliği sıkıştıran kemik ve kireçlenmiş yapıları temizleyerek kanalı genişletmektir (dekompresyon).

En Arka Duvarın Kaldırılması (Laminektomi) ve Mikro-Dekompresyon

Sırtın arkasından mikro bir kesiyle girilerek mikroskop altında gerçekleştirilir. Omurilik kanalının arkasını kapatan omur çatısı (lamina) ve kireçlenerek kemikleşmiş olan sarı bağ dokusu (OLF), yüksek devirli hassas mikro-turlar ve ultrasonik kemik bıçakları (piezo) yardımıyla adeta bir yumurta kabuğu soyar gibi milimetrik olarak tıraşlanır. Omurilik üzerindeki o korkunç baskı tamamen ortadan kaldırılır.

Stabilizasyon ve Enstrümantasyon (Vida / Platin Ameliyatı)

Sırt omurgası göğüs kafesine bağlı olduğu için bele göre daha stabildir. Ancak dar kanalı tamamen açmak için arkadaki faset eklemlerin ve kemik yapıların büyük bir kısmının temizlenmesi gerekiyorsa, omurganın dengesinin bozulmaması (çökme veya kayma yaşanmaması) için ameliyat esnasında o seviyelere titanyum vidalar yerleştirilerek sabitleme (füzyon) işlemi gerçekleştirilir.

Ameliyat Esnası Üst Düzey Güvenlik Protokolü

Doç. Dr. Miktat Kaya tarafından yönetilen tüm torakal spinal stenoz cerrahilerinde **İleri Intraoperatif Nöromonitörizasyon (iyon)** teknolojisi standart olarak masadadır. Ameliyat boyunca hastanın bacak kaslarına giden motor sinyaller ve omurilik akımı bilgisayar ekranından saniye saniye izlenir. Kemikleşmiş yapılar tıraşlanırken omurilik en ufak bir bası uyarısı aldığında sistem cerrahı uyarır. Bu sayede ameliyata bağlı felç kalma riski tamamen kontrol altına alınmış olur.

Ameliyat Sonrası İyileşme ve Rehabilitasyon Süreci

Mikrocerrahi ve doku dostu teknikler sayesinde ameliyattan çıkan hastalar, operasyonun büyüklüğüne ve platin takılıp takılmadığına bağlı olarak genellikle cerrahiden 24 saat sonra özel yapım bir sırt-bel korsesi desteğiyle ayağa kaldırılır ve yürütülür. Hastanede kalış süresi ortalama 3 ila 5 gün arasında değişmektedir.

  • Erken Dönem Koruma: Kemik ve bağ doku iyileşmesi tamamlanana kadar hastaların yaklaşık 4-6 hafta boyunca ağır kaldırmaması, ani sırt dönüş hareketlerinden kaçınması ve korse kullanımına dikkat etmesi istenir.
  • Nörolojik İyileşme Takvimi: Omurilik üzerindeki baskı kalktıktan sonra, uzun süre sıkışık kalmış sinir hücrelerinin kendini yenileme süreci başlar. Yürümedeki sertliğin ve uyuşmaların azalması haftalar ve aylar içinde aşamalı olarak gerçekleşir.
  • Uzun Dönem Takip: Doç. Dr. Miktat Kaya, Şişli’deki muayenehanesinde hastalarını operasyon sonrası 1. ay, 3. ay ve 6. ay kontrolleriyle izlemekte, kişiye özel fizik tedavi reçeteleri ile hastaların normal sosyal hayatlarına premium konforda dönmelerini sağlamaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. Sırt kanal daralması ameliyatı bel daralması ameliyatından neden daha risklidir?

Bel bölgesinde omurilik kanalı içinde ana omurilik dokusu bitmiştir ve sadece serbest yüzen sinir lifleri (at kuyruğu) vardır; bu nedenle bel cerrahisinde hareket alanı daha geniştir. Ancak sırt (torakal) bölgesinde doğrudan ana omurilik yer alır ve en ufak bir gerilmeyi, dokunmayı veya dolaşım bozukluğunu tolere edemez. Bu yüzden bu ameliyatlar en üst düzey mikrocerrahi tecrübe ve nöromonitör desteği gerektirir.

2. Ameliyatta takılan vidalar (platinler) sırtımda ağrı yapar mı ya da eğilmemi engeller mi?

Hayır. Ameliyatta kullanılan malzemeler insan vücuduyla %100 uyumlu premium titanyum alaşımlardır ve kuralına uygun yerleştirildiklerinde kalıcı bir ağrı üretmezler. Sırt omurgası zaten doğası gereği kaburgalardan dolayı az hareketli bir bölge olduğu için, buraya takılan vidalar hastanın günlük eğilme, doğrulma veya yürüme hareketlerinde bir kısıtlılık hissettirmez.

3. Sırt omurga kanal daralması ameliyatsız yöntemlerle (fizik tedavi, iğne) tedavi edilebilir mi?

Eğer kanalı daraltan yapı kemikleşmiş sarı bağ (OLF) veya kemik mahmuzları ise bu mekanik tıkanıklığı ilaçla veya fizik tedaviyle eritmek tıbben mümkün değildir. Ancak çok hafif darlıklarda veya ameliyatı kaldıramayacak kadar ek hastalığı olan bireylerde, sinir etrafındaki ödemi azaltmak amacıyla geçici olarak lokal enjeksiyonlar veya yoğun fizik tedavi programları denenebilir.

4. İl dışından veya yurt dışından başvuracak hastalar için süreç nasıl yürütülür?

Bacaklarında güç kaybı ve yürüme dengesizliği olan şehir dışı ve yurt dışı hastalarımızın seyahat planlamasını kolaylaştırmak adına, güncel torakal MR ve BT kesitleri dijital ortamda Doç. Dr. Miktat Kaya tarafından ön incelemeye alınır. Ameliyat gereksinimi kesinleşen hastaların İstanbul Şişli’deki merkezimize ulaştığı gün anestezi hazırlıkları tamamlanır ve ertesi sabah operasyon takvimi işletilir. Detaylı bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

5. Ameliyat ertelenirse ne olur, felç kalma riski var mıdır?

Evet. Torakal spinal stenoz ilerleyici bir hastalıktır. Omurilik uzun süre bası altında kaldığında hücre ölümleri (miyelomalazi) başlar. Ameliyat zamanında yapılmazsa bacaklardaki güç kaybı ilerleyerek kalıcı tekerlekli sandalyeye bağımlılık tablosuna veya idrar-gaita felcine yol açabilir. Belirtiler başladıktan sonra cerrahiyi geciktirmemek hayati önem taşır.

Bu içerik, kullanıcıları bilgilendirme amacıyla Doç. Dr. Miktat Kaya tarafından tıbbi yönden incelenerek onaylanmıştır. Sitedeki bilgiler hekim muayenesi ve tanı sürecinin yerine geçemez.

Call Now Button