Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Extradural Tümör Cerrahileri ve Omurga Rekonstrüksiyon Yöntemleri

Extradural tümörler, omuriliği ve sinir köklerini saran kalın dış koruyucu zarın (dura mater) tamamen dışında yerleşen, genellikle omurganın kemik yapılarından (omur cismi, lamina, pedikül) köken alan veya vücudun başka bir organından omurga kemiklerine sıçrayan (metastaz yapan) kitlelerdir. Tüm omurga tümörlerinin yaklaşık %80-85 gibi çok büyük bir kısmını oluşturan extradural kitleler, büyüdükçe omurga kemiğinin mekanik direncini kırarak çökmelere, patolojik kırıklara ve buna bağlı olarak omuriliğin dışarıdan ani veya ilerleyici şekilde sıkışmasına neden olur. Kemik yapının bütünlüğünün bozulması, hastada hem dayanılmaz mekanik ağrılara hem de bacaklarda/kollarda felç riskine yol açar. Doç. Dr. Miktat Kaya, İstanbul Şişli’deki muayenehanesinde extradural kitle tanısı almış veya metastaz şüphesi olan hastaların tümör haritalandırmalarını ve omurga sağlamlık (instabilite) analizlerini titizlikle gerçekleştirmekte, mikrocerrahi tümör temizliği ile eş zamanlı omurga dondurma ve enstrümantasyon (platin yerleştirme) cerrahilerini başarıyla uygulamaktadır.

Extradural Tümörlerin Sınıflandırılması ve Tipleri Nelerdir?

Omurilik zarının dışındaki bu kitleler biyolojik davranışlarına ve köken aldıkları dokuya göre iki ana gruba ayrılır ve her iki grupta da cerrahi yaklaşım tamamen farklı tasarlanır:

  • Primer (Omurganın Kendi) Tümörleri: Doğrudan omurga kemiğinden veya çevre bağ dokularından köken alırlar. İyi huylu olanlar arasında hemanjiyomlar, osteoid osteomalar, osteoblastomlar ve anevrizmal kemik kistleri yer alır. Kötü huylu (malign) olanlar ise kordoma, osteosarkom ve kondrosarkom gibi agresif kitlelerdir. Cerrahi olarak tümörün, mümkünse çevredeki temiz kemik sınırlarla birlikte tamamen çıkarılması (en-bloc rezeksiyon) hedeflenir.
  • Sekonder Tümörler (Omurga Metastazları): Extradural kitlelerin en sık görülen formudur. Akciğer, meme, prostat, böbrek ve tiroid gibi organ kanserlerinin kan veya lenf yoluyla omurga kemiklerine sıçramasıyla oluşur. Metastazlar kemik dokuyu eriterek (litik) veya aşırı sertleştirerek (sklerotik) omurga bütünlüğünü bozar. Bu aşamada cerrahinin amacı hem omuriliği basıdan kurtarmak hem de çöken omurgayı vidalarla destekleyerek hastanın yatağa bağımlı kalmasını önlemektir.

Extradural Tümörlerin Belirtileri ve Klinik Seyri

Extradural tümörler kemik dokuyu istila ettikleri için, intradural (zar içi) tümörlerden farklı olarak çok belirgin mekanik semptomlarla kendilerini gösterirler. En yaygın klinik belirtiler şunlardır:

Haraketle Şiddetlenen ve Geçmeyen Mekanik Bel ve Sırt Ağrısı

Tümör kemik yapıyı zayıflattığı için en baskın belirti, hastanın ayağa kalkmasıyla, yürümesiyle veya öne eğilmesiyle şiddetlenen şiddetli ağrıdır. Bu ağrı mekaniktir; çünkü tümörlü kemik vücut yükünü taşıyamaz ve mikro kırıklar gelişir. İstirahatle kısmen azalsa da tümörün büyümesiyle yerini sürekli, sızlayıcı bir ağrıya bırakır.

Ani Gelişen Omurga Çökmeleri ve Postür Bozuklukları

Tümörün kemik içini tamamen boşaltması durumunda, hafif bir öksürme, hapşırma veya yatakta dönme hareketiyle bile omur gövdesi aniden çökebilir (patolojik kırık). Bu durum hastanın boyunda veya sırtında ani kamburluk (kifoz) ya da yana eğilme gibi postür bozukluklarına yol açar.

Nörolojik Kayıplar ve Sıkışma Bulguları

Kemik duvarın yıkılması veya tümör kitlesinin epidural mesafeye doğru taşması, arkadaki omurilik dokusuna doğrudan bası yapar. Hastalarda basının seviyesine göre bacaklarda aşırı güç kaybı, yürüme mesafesinin sıfırlanması, uyuşukluk, hissizlik ve idrar/kaka kaçırma gibi acil cerrahi müdahale gerektiren ağır felç tabloları yerleşebilir.

Teşhis, Evreleme ve Stabilite (SINS) Skalası Analizi

Extradural tümör cerrahisinde operasyon kararı verilirken sadece tümörün cinsi değil, omurganın yük taşıma kapasitesi de hesaplanmalıdır. Doç. Dr. Miktat Kaya, Şişli’deki muayenehanesinde hastaları şu çok yönlü analiz süreçlerinden geçirir:

  1. Çok Kesitli Bilgisayarlı Tomografi (BT): Kemik yıkımının derecesini, kemiğin kortikal duvarlarının sağlamlığını ve kırık riskini en net gösteren radyolojik yöntemdir.
  2. Kontrastlı Omurga MRG: Tümörün yumuşak doku bileşenini, omurilik zarını ne derece ittiğini ve epidural mesafedeki yayılım hacmini milimetrik olarak ortaya koyar.
  3. Spinal İnstabilite Neoplazi Skorlaması (SINS): Tümörün omurgadaki yerleşimi, ağrının niteliği, kemik lezyonunun tipi ve omurga dizilimi bu uluslararası skalaya göre puanlanır. Eğer omurga instabil (asiri dayanıksız) kabul edilirse, tümör temizliğinin yanına mutlaka vida ile sabitleme (füzyon) cerrahisi eklenir.

Extradural Tümör Ameliyatlarında İleri Mikrocerrahi ve Enstrümantasyon

Extradural tümör cerrahisi, beyin cerrahisinin hem mikroskobik hassasiyetini hem de ortopedik omurga biyomekaniğini bir arada barındıran kompleks bir disiplindir. Doç. Dr. Miktat Kaya tarafından tam teşekküllü ameliyathane şartlarında gerçekleştirilen operasyonlar şu adımlarla yönetilir:

  • Mikrocerrahi Dekompresyon (Omuriliği Rahatlatma): Mikroskop altında, omuriliğin arkasındaki kemik yapılar (lamina) hassas bir şekilde alınır (laminektomi). Omurilik zarının üzerine binen tümör kitlesi yüksek devirli turlar ve mikro enstrümanlar yardımıyla titizlikle kazınarak omurilik ve sinir kökleri tamamen serbestleştirilir.
  • Omurga Enstrümantasyonu (Platin ve Vida ile Sabitleme): Tümör tarafından eritilen veya cerrahi olarak çıkarılan kemik dokunun yarattığı boşluk omurganın çökmesine neden olacağı için, tümörlü seviyenin altındaki ve üstündeki sağlam omurlara skopi (canlı röntgen) veya nöronavigasyon kılavuzluğunda titizlikle titanyum vidalar yerleştirilir. Omurganın mekanik direnci yeniden inşa edilir.
  • Vertebroplasti / Kifoplasti (Kemik Çimentosu Uygulaması): Büyük cerrahileri kaldıramayacak metastatik hastalarda veya sınırlı kemik tümörlerinde, kırık veya çökmüş omur gövdesinin içine lokal anestezi altında kemik iğnesiyle girilerek tıbbi çimento (polimetilmetakrilat) zerk edilir. Çimento saniyeler içinde donarak kemiği sağlamlaştırır ve hastanın ağrısını anında keser.

Ameliyat Sonrası Erken Dönem, Şişli Takip ve Onkolojik Koordinasyon

Kemik ve sabitleme cerrahisi içeren bu operasyonların ardından hastaların erken dönem bakımı ve takipleri büyük önem arz eder.

  • Erken Mobilizasyon ve Korse Desteği: Vidalarla stabilize edilen veya çimento yapılan hastalar, operasyonun hemen ertesi günü özel yapım omurga korseleri eşliğinde ayağa kaldırılır ve yürütülür. Bu sayede uzun süre yatmaya bağlı gelişebilecek akciğer veya damar pıhtılaşması (tromboemboli) gibi risklerin önüne geçilir.
  • Şişli Muayenehane Kontrolleri ve Multi-Disipliner Yaklaşım: Hastalarımızın cerrahi yara iyileşmeleri ve radyolojik kontrol grafileri Şişli’deki muayenehanemizde düzenli olarak takip edilir. Extradural tümör bir metastaz ise, patoloji raporu doğrultusunda hastanın sonraki ışın tedavisi (radyoterapi/stereotaktik radyocerrahi) veya akıllı ilaç/kemoterapi süreçleri tıbbi onkoloji ve radyasyon onkolojisi uzmanları ile koordineli şekilde planlanır.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. Omurga metastazı olan bir hastada ameliyat kanseri yayar mı?

Halk arasında yaygın olan “bıçak değerse tümör yayılır” inanışı tamamen hatalıdır. Aksine, omurgadaki metastatik kitlenin mikrocerrahi ile temizlenmesi ve omuriliğin rahatlatılması, hastanın felç olmasını önleyen, ağrısını kesen ve onun onkolojik tedavilerine (kemoterapi/radyoterapi) yürüyerek gidebilmesini sağlayan hayati bir yaşam kalitesi cerrahisidir.

2. Extradural kemik tümörü ameliyatı ne kadar sürer?

Ameliyatın süresi; tümörün kaç omur kemiğini istila ettiğine, omuriliğin ne derece sıkıştığına ve sabitleme (vidalama) yapılacak seviye sayısına göre değişir. Sadece kemik çimentosu (vertebroplasti) uygulamaları 30-40 dakikada tamamlanırken, geniş tümör temizliği ve çoklu vidalama içeren kombine operasyonlar 3 ila 5 saat arasında sürebilir.

3. İyi huylu extradural kemik tümörlerinde platin takılması zorunlu mudur?

Eğer iyi huylu tümör (örneğin küçük bir hemanjiyom veya osteoid osteoma) kemiğin yük taşıyan ana gövdesine zarar vermediyse ve cerrahi temizlik sonrasında omurganın doğal dengesi bozulmadıysa vidalama yapılmasına gerek kalmaz. Vida ve platin uygulamaları, sadece kemik bütünlüğünün tamamen kaybolduğu instabil durumlarda zorunludur.

4. İl dışından veya yurt dışından gelecek onkoloji hastaları için süreç nasıl yönetilir?

Vücudunda başka bir odaklı kanseri olan ve bel/sırt ağrısı nedeniyle yürümekte güçlük çeken şehir dışı veya yurt dışı hastalarımız, tüm vücut taramalarını (PET-CT) ve güncel omurga tomografi/MR görüntülerini dijital ortamdan ulaştırabilirler. Doç. Dr. Miktat Kaya tarafından yapılan acil stabilite ve bası değerlendirmesinin ardından, Şişli’deki muayenehane asistanlığımız üzerinden hastanın tam teşekküllü hastaneye kabulü ve cerrahi planlaması hızla organize edilir. Detaylı bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

5. Ameliyattan sonra platinlerin (vidaların) vücut tarafından reddedilme riski var mıdır?

Omurga cerrahisinde kullanılan tüm vidalar ve çubuklar, biyolojik olarak insan dokusuna %100 uyumlu olan saf titanyum veya kobalt-krom alaşımlardan üretilir. Dolayısıyla vücudun bu materyalleri “yabancı doku” olarak algılayıp reddetmesi (alerji yapması) söz konusu değildir. Sadece çok ileri derece kemik erimesi olan hastalarda vidaların kemikten sıyrılma riski olabilir, bu da ameliyat esnasında vidaların çimento ile doldurulması yöntemiyle engellenir.

Bu içerik, kullanıcıları bilgilendirme amacıyla Doç. Dr. Miktat Kaya tarafından tıbbi yönden incelenerek onaylanmıştır. Sitedeki bilgiler hekim muayenesi ve tanı sürecinin yerine geçemez.

Call Now Button